Vakıf üniversitesi olarak İstek Vakfı kurucusu Bedrettin Dalan tarafından 4 yıl önce eğitime başlayan Yeditepe Üniversitesi'nin Genetik ve Biyomühendislik Bölümü, geliştirdiği kök hücre teknolojisiyle dünya bilim çevrelerinde bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Dünyada ilk kez diş folikülü kök hücrelerine "virüs kökenli olmayan vektörler" aracılığıyla gen aktararak hücreleri yeniden programlamayı başaran üniversitenin geliştirdiği ve genetikte "devrim" olarak ifade edilen çalışma teknolojinin yol açabildiği kanser gibi çeşitli riskleri ortadan kaldırıyor. ABD'de 2 ayrı patent başvurusu yapılan buluş, bir makale ile de dünya bilim çevrelerine açıklanacak.Yeditepe Üniversitesi, belirlediği "dünyada söz sahibi üniversite olma" misyonu doğrultusunda 60 milyon dolarlık yatırımla Genetik ve Biyomühendislik Bölümü'nü kurdu. 18 kişilik bir ekibin 1 yıllık çalışması sonucunda ise kök hücre alanında daha önce kullanılmayan bir teknoloji geliştirildi. Geliştirilen teknoloji ve sonuçları dün Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın da katıldığı bir toplantıyla kamuoyuna açıklandı. "Yetişkin insan hücrelerinin yeniden programlanması"na yönelik olan proje, kök hücre hastalıklarının tedavisinde önemli bir aşama olarak kabul ediliyor. Çalışma, yetişkin olan hücreleri geriye doğru dönüştürülerek hastalıkların tedavisinde kullanılan ve her türlü hücre tipine dönüşebilen embriyonik hücreler haline getirilmesini içeriyor.Buluş kanser riskini yok ediyor2007'de ABD ve Japon bilimadamları insan hücrelerinden kök hücrenin üretimini başarmakla birlikte, projenin önemi dünyada ilk kez kullanılan teknolojisinde yatıyor. Kök hücre üretimi için dünya bilim çevrelerinde kullanılan mevcut teknolojide yetişkin kök hücreye gen aktarımı viral vektörler ile gerçekleştiriliyor. Bu vektörlerin hücre içerisinde rastgele sıçrama ve mutasyon ihtimali olduğu için kanser başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden açıyordu.Yeditepe Üniversitesi tarafından geliştirilen teknoloji ise viral vektör kullanmadan insan dişinden alınan kök hücreleri yeniden programlamayı mümkün kılıyor. Böylece gen teknolojisinin içerdiği bu tür riskler büyük oranda ortadan kaldırılmış oluyor. Geliştirilen teknolojinin bir devrim niteliği taşıdığı ifade eden Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Mikrobiyoloji Bölümü Kurucusu Fikrettin Şahin, "Diş folikülünden elde edilen hücrelerin kemik ve sinir hücrelerine dönüşebileceğini ispatlamış bulunuyoruz. Biz dünyada var olmayan bir yöntem denedik. Farelerde yaralar oluşturup deri altına hücrelerin enjeksiyonunu yaptık. Hücrenin yaranın bulunduğu yere çok daha hızlı göç ettiğini tespit ettik. Mevcut teknoloji sıçrama riski taşıdığından kanser başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden olabiiliyordu. Artık gen tedavisi daha emniyetli yapılabilecek" dedi.Sonuçların kalp rahatsızlıkları, diabetik hastalıklar, kanser, parkinson, omirilik zedelenmesinin tamiri için kullanılabileceğini söyleyen Şahin, çalışmanın tamamen sonuçlandırılmasının ise bazı hastalıklarda birkaç ay, bazı hastalıklarda ise birkaç yılı bulabileceğini söyledi. Bu buluşla birlikte dünyada kordon bağı ve diş bankacılığının sonuna gelineceğini belirten Şahin, "Bu çalışmaya kadar kök hücrenin sadece göbek bağından elde edilebileceği ispatlanmıştı. Biz hücrenin diş folikülünden de elde edilebileceğini ispatladık" dedi. Şahin, ABD'de 2 patent başvurusunda bulunduklarını, bulguların da dünya bilim çevrelerine duyurulması için bir makale hazırlandığını vurguladı.20 ülkeden araştırmacılar geliyor1 yıldır üzerinde çalışılan projenin yanı sıra, 60 milyon dolar harcanarak bölüme kazandırılan teknoloji nedeniyle Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik bölümü, yurtdışından öğretim görevlileri ile doktora ve postdoktora öğrencilerini de çeşitli araştırmalar yapmak üzere üniversiteye çekmiş durumda. 20 ülkeden bilim adamları üniversitenin laboratuar altyapısını kullanmak için gelip dünya çapında araştırmalarını burada yapıyor.Albert Rizvanov, Rusya Kazan Devlet Üniversitesi'nde gen teknolojisi üzerine çalışmalarda bulunan bir Rus bilimadamı. 1 yıl önce, projeye katkıda bulunması için misafir öğretim görevlisi olarak Yeditepe Üniversitesi'ne davet edilmiş. Çalışmalarını 11 yıl ABD'de sürdürmüş olan Rizvanov, "Araştırma için buraya geldiğimde buradaki teknik ekipman ve teknolojik donanımı görünce çok şaşırdım. ABD'de bu alanda çalışan bir üniversitenin sahip olduğu teknik ekipmanın ve her türlü imkânın burada olduğunu gördüm. Bunun üzerine Kazan Devlet Üniversitesi olarak Yeditepe Üniversitesi ile birçok ortak proje üzerinde çalışmaya karar verdik" diyor.Üniversitenin yıllık cirosu 200 milyon dolar1996'da kurulan Yeditepe Üniversitesi'nin yıllık cirosu 200 milyon doları buluyor. Özellikle beyin cerrahisi ve dişçilik bölümleri alanında Türkiye'nin yanı sıra dünyada da kendine bir yer edinmiş durumda. Özellikle son 2 yılda önemli yatırımlarla atak yaptığı bir diğer alan ise Genetik ve Biyomühendislik Bölümü. 20 ülkeden biliminsanları üniversitenin laboratuar altyapısını kullanmak için gelip dünya çapında araştırmalarını burada yapıyor. Son olarak 150 bin dolarlık bir Ar-Ge bütçesiyle dünyanın 4'üncü kalp pompası üretimi tamamlanmak üzere. Öğrenci başına 9 bin 346 YTL'lik harcama miktarı vakıf üniversiteleri arasında 8'inci sırada olan Yeditepe Üniversitesi, YÖK'ün 2005-2006 verilerini baz alarak hazırladığı 2007 Raporu'na göreyse, yıllık 13 ile 26 bin YTL arasında değişen eğitim ücretinin altında bir yatırım yapıyor. Genetik ve Mikrobiyoloji Bölümü için 4 yılda 60 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını belirten Yeditepe Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Bedrettin Dalan, "Misyonumuzu dünyanın sayılı üniversitelerinden biri haline gelmek olarak belirledik. Amacımız dünyaya genetik mühendisliğinde, biyoteknolojide Türkiye de var dedirtmek. Bunun için 500 bin dolarlık yeni bir yatırım da yolda" diyor.
Buradan Alıntıdır.
Toplam kurulu gücü 2 bin 778 megavat ve yıllık üretimi 10 milyar kilovatsaati bulacak olan 61 hidroelektrik santralin temeli bugün atıldı.
4 milyar dolarlık yatırım maliyeti bulunan ve 20 bin kişiye istihdam sağlayacak olan santrallerin yapımını üstlenen özel sektör temsilcileri, su kaynaklarının enerji üretimindeki önemine değindi.
13 Milyar Dolarlık Su Boşa Akıyor
Doğuş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Talu, 13 milyar dolarlık suyun kullanılmadan denize atıldığına dikkat çekerek, “Milletçe bu projelerimizi bir an evvel hayata geçirmemiz lazım” dedi.
Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Abdülkadir Konukoğlu da “Dağdaki rüzgarı, denizdeki serinliği, akan sular ve esen rüzgarlarla evinize getireceğiz” diye konuştu.
Güler: 2013'te Son Damlasına Kadar Kullanacağız
Törende konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, hidroelektrik santralin enerji üretiminde ucuz ve temiz bir alternatif olduğunu söyledi.
Önemli bir yerli kaynak olan suyun önemli bölümünün denizlere aktığına işaret eden Güler, 2013 yılına kadar suyu son damlasına kadar kullanmayı hedeflediklerini bildirdi.
Unakıtan: Çek Kuyruğunu Gitsin, İşe Yaramaz
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da “61 tane barajın temeli atılıyor. Bunun manası Türkiye’nin kalkınmasıdır. Enerjisi olmayan bir ülke çek kuyruğunu gitsin, işe yaramaz” diye konuştu.
Unakıtan, Türkiye’nin geçen yıl dışarıya enerji hammaddeleri için 34 milyar dolar ödediğini, bu yılki tahminin 52 milyar dolar olduğunu kaydetti.









